içimi kılan mutluluk demir atmıştı göğe.. miwilce olmuştum..pırılca parlamıştı içim..burukluğu başka ..cicisi başkaydı..yelkenim fora
demirim tarıyor
gök indi
iniyor
cevabım cevapsızlığım…. korkuyorum sonuçlardan..
ama hafif ya
hafifim
herşey aynı…
aynı güneş ama biraz yakın biraz uzak
aynı hava biraz soğuk ama biraz sıcak
aynı gözler biraz nemli fakat biraz korkak
doğumu bekliyor yeni gün…
bilerek yaptın
-sen-
kudretsiz korkak
son-a dair
dokunuşlar gider ilk
sonra gözler ve sesler
baktıgın yerde yoksa kehribarın..buruktur sukunet..vardır anlamı, beklersin..beklemeye doymaz sanki ateşin..su serpersin..su serpersin..suyu boca edersin..
şimdi çeşmem bile kurudu…
ask..
bu nasıl mükemmelliktir ki
sen bunun ıcınde yüzerken etrafına su sıcratmıyorsun
aaah rabbım ..
o biliyor ki içinde varsa kuru bır hava …ınsan asık oldugunda cıceklere bile solugu nem verir…
ve ben..kendimi suluyorum..ısrar ile…sesten uzak..tınısız….nereye kadar…bilmiyorum
Endonezya…
Güzelim bir palmiye ormanı içerisine yani Manado ya ucagınız iniyor…küçük bir havaalanı içerisinde heycanla dısarıya cıkmayı bekliyorsunuz…ne güzelki sizi karsılayacak olan servis aracı cici cici balıklar ile süslenmiş halde kapıda beklemekte..
sehırın ve ormanın arasında gecerek kalıcagımız yere ulasmaya calısıyoruz..tanrım o ne güzellik ve ne dinginlik..yeşillerin tonları ve fakır halkın akılalmaz güzel tebessümleri arasında otelinizdesiniz…ya da hayattan uzaklasma köşesi..
güzel bir hosgeldiniz koktelyleri ve odalara yerleşme..havuz partısi ilk günden başlıyor..içinden cıkmakistemedıgınız su her yerde sizinle..denız havuz ya da gece yagmurda yürüyüş..ya da gene gece havuz..:D
ertesi gün dalışlar baslıyor..vazgeçmek istemeyecegınız o dalıslar..o jody ve süleyman 2 lider 2 dost 2 endonezyalı..
suyun altında gecen sene malezya sipadan dalıslarımızda gördüğüm güzeliklerin bambaşkalarını bambaşka atmosferde görme, her zaman ki gibi oynama ve zihnime kazıma fırsatını yakaladım..malumunuz bu sene gider ayak sulatı foto makınamı kaybetmiş bulunmaktaydım..ama inan bunun pişmanlığını suyun altına derinlere taşımadım..bu bir fırsat oldu bir dolu canlıyı görebilme ..takip edip onların izini sürebilme şansını yakaladım..
güzelim sulatı cenneti manado da denizin derinlerde grubumuzda ortalık badiliği, kahkaha, sulatı balesi, sulatı akıntı boguşmaları, çimlenme, dip dalış yarışları ve nicesini yaşadık..gördüklerimizi sevdik..buna köpekbalığı, deniz yılanı, ısırıldıgım 2 balık ve kaplumbaga dahildir. teknemizde ise var oldugumuz her an eğlenip güldüğüm kımısının omuzunda uyudugum, kimisinde 29 derece sudan cıktıktan sonra şapşal şekilde üşüyüp t-shirtlerini giydiğim, korkuç yemek lezzetleri yüzünden aç kalıp birbirimizin sandeviçlerine sarıldığım, güzelim sesleri ile bizi yanlız bırakmayan dostlarım, omuzları ve yürekleri açık olan güzellikler… sizlere sizler ile orda olduguma her an şükrettim..
son olarak.singapore bisiklet turunu akıl eden..çağıran..ayarlayan ve foto kamera çeken koca yürekler..size de sevgiler
devirlerden bahsetmiştim..açılan kapanan..biten devam eden..demiştim ki bizim devirlerimiz yok…sanmıştım öle.. bakıyorum şimdi..hatta bugun bir şekilde baktım.. devirler arasında …deviri son dediğime uzaktan bir baktım …ritueller varmıs..eve hoşgeldin gibi ..öpülesi..günaydınlar gibi yaşanası..gezmek gibi ..dalmak gibi..kaymak gibi..balık tutmak gibi..çadır gibi..tat gibi..sıcak gibi soğuk gibi.. uyumak gibi uyanmak gibi..yogurtlu makarna gibi..bowling gibi..kıvrılmak gibi..kıvrılası gibi..sokulmak gibi..balkonu özlemiş gibi..yastıklı halini..uzanası..tavla oynamak gibi..yerde sehpa hazırlamak gibi..amerikan servislere sofra kurmak gibi..temiz pırıl ve düzenli..pazar keyfi gibi..keyfi alem gibi..sarılmak gibi..sarılınca bırakmamak gibi..öpülesi…gitme demek gibi..şimdi gitme..dur kal demek gibi….
ne devirler ne madalyalar ..ne gülüşler..bir dostun dediği gibi “no endless love”…